Konu: Anatürkler
Tekil Mesaj gösterimi
  #1 (permalink)  
Alt 31.01.08, 11:44
karabey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
karabey
Kovuldu!
 
Kaydolma: 28.08.07
- 34
Mesajlar: 1.177
Teşekkürler: 0
Üyeye 82 kez teşekkür edildi
Yeni Anatürkler

ANATÜRKLER






Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni, Çağdaş Medeniyet Seviyesi’ne ulaştırmak için bir dizi devrimlerin (İnkılâplar)hayat geçirilmesinde de öncülük etmiştir.



Atatürk, savaşı kazanmanın yetmeyeceğini, asıl zaferin eğitimle, ekonomiyle, hukukla, kılık kıyafetle kısaca her şeye yeni baştan başlandığında gerçekleşeceğinin ısrarla altını çizmiştir.



Bugün Türkiye, emperyalist ülkeler ve içerideki işbirlikçileri ile birlikte Atatürk Devrimleri’nin hemen her alanında yapılan tahriplerle 1920’ li yıllara geri döndürülmek istenmektedir. Türkiye’nin etnik olarak parçalanmış halini gösteren haritalar elden ele gezmekte, Lozan yok sayılmakta, Sevr hortlatılmaktadır.



Dini siyasete âlet eden kadrolar iş başındadır!

Kadınlarımızın türbanı üzerinden siyaset yapılmakta, Türkiye ısrarla çağın dışına itilmeye çalışılmaktadır. Bin yıllık dinimizin adı Okyanus ötesinden Ilımlı İslâm olarak değiştirilmektedir.



Binlerce yıllık tarihi olan Türkçemiz yabancı kelimelerin istilâsı sonucunda kimliğini kaybetmektedir.



Dostumuz (!), müttefikimiz (!)ABD’nin yüz yıllık Türkiye’yi bölme rüyası adım adım hayata geçirilmektedir.



ABD Kongresi’nin 31 Ocak 1896 tarihli toplantısında aldığı “Türkiye Birleşik Devletleri!” ile ilgili gizli karar bugün içinde bulunduğumuz durumu çok iyi açıklamaktadır. Bu kararın son paragrafını Hulki Cevizoğlu’nun, 1919’un Şifresi adlı kitabından ibret alınması için aynen yayımlıyorum:



“Türkiye’deki ülke yönetiminin hiçbir zaman sultan, halife ya da Peygamber Muhammed’in dînî (şeriat) yöneticileri tarzında olmaması, ancak ILIMLI DÎNÎ fikirleri olan ve insanlara olumlu yaklaşan yönetimlerin kurulmasına özen gösterilecektir.” (!!!)



***

İçinde yaşadığımız adı konulmamış emperyalist kuşatmadan, Büyük Önder Atatürk’ün devrimlerine bir kez daha sımsıkı sarılarak kurtulabileceğimize inancımız tamdır.

Atatürk’ün devrimlerinin istisnasız hepsi önemliydi. Ancak eğitime verdiği önem biraz daha farklıydı. O, bir ülkenin kurtuluşunun ve muasır medeniyetler seviyesine yükselmesinin yolunun ilimden, fenden kısaca eğitimden geçtiğine inanıyordu. Biz de öyle!



57 Yıllık ömründe 4.500 civarında kitap okuduğu biliniyor. Her konuda olduğu gibi kitap okuma konusunda da Türk milletine örnek olmuştur.



İslâm dini bir ilim, irfan ve sevgi dinidir. Kur’an bir ilim kitabıdır. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk bu konuda şunları söylemektedir:



“Cenâb-ı Allah, Kur'ân'ın içeriği olan ayetlerin ilim olduğunu belirlemektedir. İnsan da, evren de ayetler topluluğudur; onları öğrenmek ancak ilim ile mümkündür. Okunacak şeyleri toplayan manasına gelen Kur'ân' ın isimlerinden biri de Kitap'tır. Evren ve insan da bir Kitap'tır. Kur'ân'ın ilk ayeti oku ile başlamaktadır. Şu halde ilim; Kur’ân Kitap'ını okumakla, Evren Kitab'ını okumakla, İnsan Kitab'ını okumakla elde edilir. İlimde derinlik kazanmak; İlâhî Yasalar ile birlikte Tıp, Mühendislik, Fizik, Matematik, Çevre Bilimi, Astronomi gibi pozitif ilimleri de öğrenerek ilgili konunun uzmanı olmakla mümkündür.”



Bugün dinimizi gerçek anlamda yaşayan tek İslâm ülkesi Türkiye’dir. Kendi kitabımızı kendi dilimizden okumaya başladığımız an dışarıdan yapılan dayatmaların ne kadar yanlış olduğunu daha iyi anlayacağız.”



Eğitim konusunda sivil toplum kuruluşlarına da çok önemli görevler düşmektedir. Bunun bilincinde olan Biz Kaç Kişiyiz Sivil Toplum Kuruluşu (
UyarıGörmek için lütfen buradan üye olunuz.
) geçtiğimiz hafta İstanbul’da 10.000 kişilik bir katılımın olduğu Türkiye Forumu’nu gerçekleştirdi. Burada, alanında uzman ilim ve bilim adamları; ekonomiden depreme, yolsuzluktan siyasete kadar pek çok konuda bilgi sundular. Bu forumun örnek olmasını ve devamının gelmesini diliyoruz.





BİR SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ



Bizler ilime ulaşmak konusunda çok şanslıyız; Çağın mucizesi internet, kâinatın kapılarını bizlere ardına kadar açmaktadır. Bilgi elimizin altındadır. Bize düşen ise sadece elimizi uzatıp almaktır. Duyarlı kişilerin oluşturduğu ve her geçen gün çığ gibi büyüyen “e eğitim” siteleri ile halkımızın 7’ den 70’ e her konuda eğitilmesi amaçlanmaktadır.



Bu sitelerden bir tanesi geçtiğimiz günlerde açıldı.
UyarıGörmek için lütfen buradan üye olunuz.
. Bir Sosyal Sorumluluk Projesi bilinciyle öğretenler ve öğrenenler olarak hayatımızdaki kutlu yerini aldı.



UyarıGörmek için lütfen buradan üye olunuz.
ile “Sosyal Sorumluluk Projesi”ni hayata geçiriyoruz.

UyarıGörmek için lütfen buradan üye olunuz.
ile ana sınıfından üniversiteye her konuda eğitim alıyoruz.

UyarıGörmek için lütfen buradan üye olunuz.
ile de özgürlüğe, insanlık erdemlerine ve bilime uyanıyoruz.



***



Öntürkler

Araştırmalara göre Ön-Atalarımız” –8000 ile – 7000’lerde düşüncelerini buldukları tamga(abece) ile yazıya dökmüşlerdir. – 5 000’de ise ilk düzenli tamgayı düzenlemişlerdir. Araştırmlara göre ilk yazının doğduğu yer Kırgızistan ile Kazakistan’da bulunan “Tamgalı - Issıg köl ile Talas Üçgeni’dir. (Kaynak: Haluk Tarcan, 2000. Ön-Türk Uygarlığı, Mustafa Kemal Derneği Yayınları,)



Kutadgu Bilig

“Kılıç il tutar budun kazganur / Kalem il tüzer hem hazine urur.” (Kılıç memleket zapt eder ve zafer kazanır; kalemde memleket tanzim eder ve hazine toplar) Yusuf Has Hacip.



Mustafa Kemal Atatürk

“Eğitimdir ki, bir milleti hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti kölelik ve yoksulluğa terk eder.” (1925)



Kur’an-ı Kerim

“Allah, aklını işletmeyenlerin üzerine pislik yağdırır.”(Yûnus 100)
Alıntı ile Cevapla
Sponsor